İşte genç tecavüzcüsü ‘iyi halli’ 28 kişi

İşte genç tecavüzcüsü ‘iyi halli’ 28 kişi

13 yaşlarındaki kız çocuğuyla “kendi rızası”dahilinde fuhuş yaptıkları amaçlı mahkûm meydana gelen şayet 13 yaşlarındaki kız çocuğu “ne yaptığını bilince””indirimden” faydalanan ve “iyi halleri nedeniyle” cezaları hepten düşürülen 28 birey kim biliyor musunuz?
Yazayım da öğrenin.
Aslında maznun sayısı 32. Hüküm sahalar ise ikisi kadın 28 birey. Bayanlar ırza geçmeye iştirak suçundan hüküm aldı.
Bakın kimler bu “sübyan tecavüzcüleri”.

Ersun Erdemir: Jandarma Yüzbaşı. 15 yaşından minik kızın ırzına geçmek suçundan 5 sene mapus verildi, sıkı durum indirimiyle 4 sene 2 aya indirildi.
Şeyhmus Cansin: Bayındırlık Müdürlüğü’nde işçi. 15 yaşından minik kızın ırzına geçmek suçundan 5 sene mapus verildi, sıkı durum indirimiyle 4 sene 2 aya indirildi. Okumaya devam et “İşte genç tecavüzcüsü ‘iyi halli’ 28 kişi”

75 senede bir zaman kapatmadan ne türlü işletiyorlar

75 senede bir zaman kapatmadan ne türlü işletiyorlar

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, gazetecilerle yaptığı bir sohbette Boğaz Köprüsü’nün 40 yaşına geldiğini ve bakım amaçlı 1 yıl kapatılabileceğini söylemiş.
Gerçi sonrasında basın müşavirleri, “Bu kesinlikle değil, yazmazsanız sıkı olur”demiş ama “kesin” olmasa da bakanın sözleri bir takım gazetelerde koltuk aldı.
Haliyle İstanbul’da kocaman panik başladı.
Evi ile işyeri İstanbul’un çeşitli yakalarında olanlar ev bulmaya başladılar dahi.
1 senelik tamirat boyunca köprünün tamamıyla kapanacağının söylenmesi ve esasen bu sabah dahi kolay değil geçilen Fatih Padişah Mehmet Köprüsü’ne kalınacak olması tambir kâbus senaryosu.
Gerçekten köprü kapatılırsa, İstanbul’un 2 yakasının bir araya gelmesi hayli kolay değil olacak.
Boğaziçi Köprüsü, dünyanın ne önce asma köprüsü, ne de en uzunu. Okumaya devam et “75 senede bir zaman kapatmadan ne türlü işletiyorlar”

Yine bir CUMHURIYET HALK PARTISI liderine saldırı

Yine bir CUMHURIYET HALK PARTISI liderine saldırı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sokakta falan değil Ülkemiz Kocaman Halk Meclisi çatısı altında yumruklandı.
Kılıçdaroğlu, yumruk yiyen ne önce ne de nihai politikacı olacaktır.
Vahim meydana gelen, bunun TÜRKIYE BÜYÜK MILLET MECLISI çatısı altında gerçekleşmiş olmasıdır.
Konuya yabancı bir bakımdan bakarsak da, her nedense saldırıya uğrayanların çoğunlukla Cumhuriyet Milletçe Partisi genel başkanları olması ilginçtir.
Ecevit enbaşta olmak üzere başka öncülere yapılmış olan saldırılardan dünden beri sağda solda çok bir bahsedildi.
Ben ise İsmet İnönü’ye yapılmış olan ve birçok de hatırlanmayan bir saldırıyı anımsatmak istedim.
1964 senesinde, Ülkemiz’nin bir bul rejim dönemini kapatmaya çalıştığı günlerde rahmetli İnönü’ye de bir saldırı olmuştu.
Hem de öyle yumrukla falan değil, tabancayla. Okumaya devam et “Yine bir CUMHURIYET HALK PARTISI liderine saldırı”

Şehidimizi ele buldurmak

Şehidimizi ele buldurmak

Bazılarının “Cihanşümul, harika kuvvet Türkiye”naraları attığı günlerdi.
Şöyle bir içerik yazdım:
“Ülkemiz’nin ‘dünya gücü’ meydana geldiğini söylüyor bazıları.
Türlü örnekle.
Emin olun, aşağılık kompleksine sahip falan değilim ama bunu söyleyenlere gülüyorum bir çok kez olarak.
Aklıma ‘öküze benzemek talep eden kurbağanın”hikâyesi geliyor, belki ondandır.
Ben hayat gücü olmayı lafta aramam.
Çünkü lafta bulamazsınız.
Yapılana bakmak gerekli.
Geçen zaman birisi geldi yanıma bu teraneyle. ‘Şöyle olduk, bunun gibi olduk’ diye anlatıysilahlı güç.
Basit bir sual sordum. Okumaya devam et “Şehidimizi ele buldurmak”

Silivri komedisi

Silivri komedisi

ERGENEKON davası geçen gün de kocaman bir rezaletle aynı ritimde devam etti.
Dava öyle bir duruma geldi ki, Türkiye’deki bir imkânsızı başardı.
Anı potada erimesi olası olmayan vatandaşları benzer potada eritti.
Ortaya çok tuhaf bir vaziyet çıkardı.
Sanıklar arasındaki bir takım kişileri korumaya kalksan, benzer maznun sandalyesinde oturan ve esasında 15 sene öncesinde içeri tıkılmış olması gerekli olan bazı “karanlık” adamları da savunacaksın.
Bu karanlık adamların içeride olmalarından memnuniyet duysan, orada bu şekilde bir işe hiçbir zaman bulaşması olası olmayan adamları da karalamış olacaksın.
Tam bir rezalet.
Mesela Veli Minik ile Mustafa Balbay benzer potada erir mi, olacak iş mi? Okumaya devam et “Silivri komedisi”

Terör biterse siyaset değişir

Terör biterse siyaset değişir

BAŞBAKAN Erdoğan’ın verdiği inisiyatifle sürdürülen İmralı müzakereleri ve bu müzakerelerle başlayan terörü tamamlanma zamanı, Ülkemiz tarafından terörün ve kanın bitmesi dışarısında çok mühim bir “siyasi viraj” niteliği de taşıyor.
Eğer görüşmeler başarıyla sürdürülür ve başarıyla tamamlanırsa, ki öyle olacak benzeri yaşanıyor, Ülkemiz’de siyaset öncekinden çok çeşitli bir duruma geliyor olacak.
Bugüne baktığınız zaman Ülkemiz’de “laiklik” eksen alarak siyaset yapan 2 parti var.
Bunlardan biri herkesin bildiği gibi
CUMHURIYET HALK PARTISI, ötekisi ise BDP.
Ancak her 2 parti de terörle malul.
CUMHURIYET HALK PARTISI, ulusalcı Kürt siyasal hareketi sebebiyle kendini MILLIYETÇI HAREKET PARTISI’ye yakın görmeyen ulusalcıların “işgali” altında meydana geldiği amaçlı “demokratlaşamıyor”.
BDP ise çok ulusalcı Kürt politikasi yaptığı amaçlı “laikçi ve demokrat” Türklerle barışamıyor. Okumaya devam et “Terör biterse siyaset değişir”

Suriye devletinin pkk potansiyelini unutmamak gerekir

Suriye devletinin pkk potansiyelini unutmamak gerekir

Bence girmez şayet “yasak” dediğin birşey keyfe kalmıştır.
Öyle bir yorumlarsın ki, salataya “reyhan” koyanı “Reyhanlı salata yedin” diye içeri atarsın.
O yüzden dünden beri salatalara reyhan koydurmuyorum.
Ne olabilir ne olmaz diyerek.
Suriye “devleti” bir müddetten beri bizzat vatandaşlarına karşın “savaşıyor”. Ya da vatandaşının bir kısmına.
Belli ki, hepten savaşacak.
Türkiye, Arap Baharı’ndaki süratin gazına gelip “Bu iş birden çok ayda biter” diye düşündü şayet 2 sene oluyor devam ediyor. Daha ne civarı sürecek belli değil.
Ortalıkta “Putin, Cameron’u Esad’lı çözüme inandırma etti. Beraber Obşayet’yı da inandırma edecekler” lafları dolaşıyor.
Akla siyah Başbakan’ın AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI gezisinde meydana çıkacak.
“Başa iştirak eden çekilir” diyeceğiz, bekleyip göreceğiz. Okumaya devam et “Suriye devletinin pkk potansiyelini unutmamak gerekir”

Precious loneliness değil aloneness

Precious loneliness değil aloneness

SON günlerin mühim tartışması, Başbakan danışmanlarından iştirak eden tanımlama.
“Precious loneliness” başka bir deyişle “değerli yalnızlık”.
Ülkemiz’nin harici siyaseti bu cümleyle tarif ediliyor.
Ortadoğu’da meydana iştirak eden biten enbaşta olmak üzere, beynelmilel politik sorunlarda Ülkemiz benzeri düşünen ve Ülkemiz benzeri davranış eden yabancı bir ülke, yabancı bir idare olmamasını bu cümleyle tarif ediyorlar.
Demek istenilen şu: “Bizim tavrımız, tutumumuz gerçek. Başkası bu doğruları görmüyorsa bu bizim hatamız değil, onların yanılgısı. Hemen bu politik duruşta tek olsak da, bir zaman haklı olduğumuz anlaşılır.”
Bu yaklaşımda bir haklılık hissesi meydana geldiğini onay etmemek olanaksız.
Ama harici politika dediğiniz birşey böyle yürütülebilir mi?
Ya da bu harici siyaseti ne civarı yürütebilirsiniz?
Bunu yürütecek gücünüz var mı? Okumaya devam et “Precious loneliness değil aloneness”

Türk tüketici ikinci dershane mı

Türk tüketici ikinci dershane mı

GEÇEN hafta evrensel yayım yönetmenleriyle birlikte Finlandiya, İsveç ve Polonya’ya gittik ya…
Genel yayım yönetmeni arkadaşlarımızdan biri İstanbul’daki bahar havasına aldanıp, yanına palto falan almadan gelmiş.
Haliyle Stockholm’de bir tarafı donmak üzereyken “Bir kaban alayım bari”deyince dünyaca populer pahalı olmayan giyim zincirlerinden birinin mağazasına attık kendimizi.
Bilmiyordum, oysaki bu marka esasen İsveç asıllıymış.
Ülkemiz’de de bir 2 mağazalarına girmiştim.
Mahmutpaşa’nın dahi ek olarak kalifiye ürünlerle dolu meydana geldiğini görünce de “Kadınlar bu mağazada ne buluyor acaba?”diye heyecan edip kendimi kolay değil dışarı atmıştım. Okumaya devam et “Türk tüketici ikinci dershane mı”

Mahkeme kararı sevindirmiştir

Mahkeme kararı sevindirmiştir

MEVZUYA aykiri köşeden bakmakta yarar var.
Alışılmışın dışarısında bir noktadan ya da herkesin bakmadığı bir yerden.
Önceki zaman akşam saatlerinde yargıdan bir bilgi geldi.
İstanbul’un Karadeniz kıyısına ifade edilecek 3. havaalanı amaçlı alakalı bakanlığın verdiği ÇED raporunun yürütmesi İstanbul 4. İdare Mahkemesi aracılığıyla durduruldu.
Daha temel bir anlatımla, Etraf ve Şehircilik Bakanlığı’nın havaalanı inşaatının yapılabilmesi amaçlı verdiği “Çevreye negatif tesiri yoktur” raporunu savcılık, “Rapor azdır ve bu rapora dayanılarak bu iş yapılamaz” diyerek geçersiz kıldı.
Bu ihalenin iptali manasına gelmek bilmiyor ama yepyeni ve ek olarak güzel bir rapor hazırlanması gerekmektedir. Okumaya devam et “Mahkeme kararı sevindirmiştir”