G.Saray’ın dik kalitesi

G.Saray’ın dik kalitesi

ÖNCELİKLE şunu ifade etmek kural. Galatasaray bu karşılaşmayı hakkıyla kazandı. Alın teraziyi iki kulübü koyun. Bir kilo ile 20 kilo aralarında ne civarı farklılık varsa iki takım aralarında o civarı farklılık vardı.
Beşiktaş bir sürü koşan, mücadeleyi hiç bırakmayan bir ekip. Şayet şu var. Ligde bu tarzıyla tabiki yönetim edebilir, kazanabilir. Ne var ki G.Saray benzeri bir takımla oynarken kaliteye de gereksinimi olması gerekmektedir. Bu da Beşiktaş’ta yok. Yalnızca Fernandes var. Onun da yalnızca dörtte biri oynadı. Elbet ki bunun yetmesi mümkün değil. Hatta maça hemen hemen 1-0 yenik başlıyor. Otomatikman her birşey altüst oluyor. Sonunu getirememesi de normal. Bu görüntüde Beşiktaş amaçlı Almedia olmazsa olmaz olarak meydana çıkıyor
Galatasaray önce 25 dk Manchester’da oynanan yatıştırmaya ile hemen hemen benzer düzeydeydi. Müthiş oynadılar. Melo hemen hemen olağanüstüyü yakalıyordu. Her yerde o vardı. Fatih Terim Hocam Burak’ı kenara alarak mühim bir atılım yapmıştı. Zira Burak’ta, Umut ve Elmander’de meydana gelen pres ve stress gücü yok. Önde basmayı amaçlayan

Galatasaray amaçlı ise Burak’ın kenarda oturması elbet ki normal. Bununla Birlikte hoca Kasımpaşa mücadelenini belli ki bir kıstas olarak almış. Burak en bir sürü gerektiği anlarda dahi oyuna alınmıyorsa Fatih Terim Hocam kafayı ona birçok takmış benzeri gözüküyor. Bu ne civarı sürer kimse bilemez.
Galatasaray birinci dakikadan bu yana aradığı baskıyı inşa etti. Elmander ve Umut’un baskılarında arkadan Melo, Selçuk ve Buyruğa bir bir sürü kez bastırdı, sıkıştırdı. Bir yudum gökyüzü bırakmadı. Bir Bir Sürü Kez hataya zorladı. Bir de Sivok ve Toraman stoper olarak topla çıkmayı bilmeyen ve sevmeyen oyuncular. Yalnızca kesiciler. Bu yüzden hiç çıkamadılar. Topu tuttukları anda baskıyı yediler. Panik oldular ve bu panik bütün takıma yansıdı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir