34’e koşuyoruz, farkı açıyoruz

34’e koşuyoruz, farkı açıyoruz

En son 32’de kalmıştık.Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan Geçen günlerde açtığı Radyo ve Demokrasi Müzesi ile,İzmir’deki toplamında müze sayısını 32’ye taşımıştı.Şimdi ise 33’üncü ve 34’üncü müzelerin müjdesi geldi.İkisi de yeniden Tartan’dan..Kadın Müzesi..Sabun Müzesi..Buralar da açıldığında, İzmir birbirinden enteresan 34 müzesiyle Türkiye’nin en zengin müze şehri haline gelecek.Zaten şu haliyle dahi, bilhassa butik müzecilikte bir numaraya yerleşti, butik müzeler eyaletine dönüştü.
Bu dönüşümde Konak ve Karşıyaka belediyelerinin katkıları epeyce büyük.Artık kente iştirak eden turistler, ilginç ve yaratıcı müzelerin tadını sunmaya başladılar.Ama buraları yalnızca turistler değil, sizler de gezmeli ve görmelisiniz.Müzeleri açmak civarı, ziyaret etmek ve onlara ölçüt sunmak de mühim, biliyorsunuz..Herkesin talihsizliği kendine.. Okumaya devam et “34’e koşuyoruz, farkı açıyoruz”

Hırsız kovalamaca oyunu

Hırsız kovalamaca oyunu

Tadı damaklarında olan hırsızlar, bazılarına iki tur, bazılarına 5 tur yaptılar.Çünkü bizim memlekette en pratik iş, müze soymaktır.Kimse bu vaziyetten huzursuz olmayınca, hırsız ne yapsın?Aklına geldikçe dalar gördüğü müzeye, atar yapıtı cebine, kaçırır ülke dışına..Bugün verdiğimiz haberde, bu acı hakikat bir defa ek olarak yüzümüze çarptı.
Sadece Ege’den çalınan ve ülke dışına kaçırılan tarihi yapıtların sayısı 1.185’e ulaştı.Buna cevap, son 30 sene içerisinde yalnızca 9 yapıtın iadesi sağlanabildi.Yani hırsızlar, Kültür Bakanlığı’na yönelik açık ara öndeler..Gerçi, ülke dışındaki müzeler ile bizim müzeleri kıyasladığımda, içimden “aslında sıkı ki de çalmışlar, yoksa bu eserler bizim oralarda harap olabilir giderdi”dediğim de olmuyor değil.
Bunun çözümü tabiki hırsıza göz yummaktan ve yabancıya imrenerek bakmaktan değil, öncelikle bizzat tarihine hürmet Okumaya devam et “Hırsız kovalamaca oyunu”

Aydınspor’un feryadını duyan kimse var mı

Aydınspor’un feryadını duyan kimse var mı

Özellikle de üç maymunları oynayan Futbol Federasyonu’na..Cizre’de Aydınsporlular’ın başına gelmeyen kalmadı, canlarını kolay değil kurtardılar, fakat federasyon bunların tamamını görmezden geliyor.Siyah-beyazlı yetkililerin anlattıkları hakikaten ürkütücü..500 şahsiyet stada 5 bin izleyici getirdiler.Bizi savunacak yalnızca 150 zabıta vardı.Can güvenliğimizin olmadığını görünce alana çıkmak istemedik.Polisler, “eğer çıkmazsanız daha berbat birşeyler olur”dediler.Sahaya hamle atar atmaz, 5 bin birey “Kürdistan’a hoşgeldiniz, Mustafa Kemal’in pi..leri” diye bağırmaya başladı.
Maç süresince “bizi mağlup etmeyi bırakın, gol dahi atmayacaksınız, yoksa alandan çıkamazsınız”diye tehdit ettiler.”İddia oynadık, bu maçı beraberlikle ya da Cizre’nin mağlubiyetiyle bitirtmeyiz”dediler.Mecburen yenildik, fakat yeniden de Okumaya devam et “Aydınspor’un feryadını duyan kimse var mı”

Strasbourg’a açılır mısın İzmir

Strasbourg’a açılır mısın İzmir

İzmir Megakent Belediyesi, “Avrupa Konseyi Haysiyet Plaketi”ile ödüllendirildi.İzmirli olarak gurur duydum.Strasbourg’da yaşarken, Avrupa Konseyi’ni uzunca seneler basın mensubu olarak izledim.Bu çeşit ödüllerin ne civarı kolay değil verildiğini, adayların ne denli iyi elemelerden geçtiklerini ve başarıya erişmenin ne kocaman zahmetler gerektirdiğini biliyorum.
O sebeple, mevzubahis ödülün kıymetini anlıyorum.Bu kazanımda emeği olanları da kalpten kutluyorum.İzmir Megakent Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun onurluk takdim merasiminde yaptığı çağrıyı da çok önemsedim.Bu sesleniş, esasında İzmir’in tüm odalarının, kani önderlerinin ve sivil topluluk teşkilatlarının peşinden gitmesi, önlerine amaç olarak koymaları gerekli olan bir davet bana göre..Ne diye konuştu orada Kocaoğlu: Okumaya devam et “Strasbourg’a açılır mısın İzmir”

Asıl teşekkür size

Asıl teşekkür size

Eğer başlasaydı, kaybımız kocaman olacaktı.Eğer başlasaydı, kritik bir krize girecektik.Eğer başlasaydı, gemiler yabancı limanlara gidecekti.Eğer başlasaydı, gün içerisinde 1 milyon liralık zarara uğrayacaktık.Ancak başlamadı.Hatta hemen hemen başlamadan bitti.Ne harika, ne sevinçli ki kaosun mahaline sağduyu galip geldi ve kısa sürede her biri rahatladı.
İzmir Alsancak Limanı’ndaki grev tehlikesinden bahsediyorum.Liman-İş Sendikası’na ilişkili 620 aza, taleplerinin karşılanmaması üst kısmına grev sonucuna vardı.
Bakanlar Kurulu engeller, bu grevi yaptırtmaz diye varsaydık, fakat sorun kurul toplantısında gündeme dahi alınmadı.Neyse ki, sendika ile TCDD ek olarak hassas davranıp, arasında uyuşmaya varmayı başardı.
Böylece, Alsancak Limanı’nda evvelki gece yarısı 00.00’da başlayan grev, karşılıklı müzakerelerin pozitif sona ermesi neticesi, yalnızca 4.5 saat sürdü ve sorun kimse kayıp görmeden çözüldü.İzmir amaçlı yaklaşan tehlikeyi görüp, mevzuyu üç gün süresince manşetimize taşıdık. Okumaya devam et “Asıl teşekkür size”

Aydın Doktor Odası aykiri köşe olabilir

Aydın Doktor Odası aykiri köşe olabilir

Aydın Doktor Odası yetkilileri ve ek olarak birçok müessese, Menderes ile Gediz nehirlerindeki kirliliğin boyutlarını anlatabilmek ve dikkatleri buralara çekebilmek amaçlı her çeşitli ikazı yaptılar.”Nehirler zehir saçıyor”dediler.”Ölümcül nehir oldular” dediler.”İnsanları da, hayvanları da, nebatları de öldürüyor”dediler.
“Kanseri Ülkemiz ortalamasından 2.5 kat pek artırdı”dediler.”Kanserden ölümleri yüzde 30 fazlalaştırdı”dediler.”Doğayı katlediyor”dediler.”Tarımı tamamıyla yok etti”dediler.Baktılar kimse dinlemiyor, geçen zaman çoğalış şunu da söylediler:Menderes Nehri’nin etrafa verdiği kayıp, beynelmilel yıkım bölgesi duyuru edilecek boyuta ulaştı.Ölümleri, katliamları, kanserleri, zehirlenmeleri filan 15 senedir tınlamayan görevliler, bu son ikaza kulak kabartırlar mı sizce?
Yoksa şu şekilde düşünüp, aykiri köşeye mi yatırırlar: Okumaya devam et “Aydın Doktor Odası aykiri köşe olabilir”

Arı yavrusu amaçlı inşa ediyor hiç düzmece olabilmektedir mi

Arı yavrusu amaçlı inşa ediyor hiç düzmece olabilmektedir mi

Türkiye Arı Yetiştiricileri Orta Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, balla alakalı söylentilerden bir sürü rahatsız.Özellikle de televizyonlardaki bal reklamlarından..
“Balın sahtesi olmaz”diyen Yılmaz, bu konuyla alakalı tam olarak konuşuyor:Arılar balı bizzat yavruları amaçlı yapar.
Dolayısıyla düzmece bal yokttümör, yalnızca Türk arıcısının emeğine hürmet duymayan, legal boşluklardan faydalanan düzmece adamlar vardır.
Nişasta bazlı ve GDO’lu mısır glikozunu balmış benzeri satıyor olmaları, üstelik ihraç dahi etmiş olmaları Türk balına görüntü kaybettirmiştir.
Tüketiciler emin bal istiyorlarsa, öncelikle il birliklerimizin markalarını ve bilinen, malum şirketlerin ballarını tercih etmeliler.
Başkan Yılmaz haklı, şayet tüketici de haklı..Sahte-gerçek ayrımını biz de çözmeliyiz elbet.
Fakat asıl mücadeleyi görevli makamlar yapmalılar, sahtecilere göz açtırmayıp zor cezalarla üzerlerine Okumaya devam et “Arı yavrusu amaçlı inşa ediyor hiç düzmece olabilmektedir mi”

Elalemde bahçe bizde toz toprak

Elalemde bahçe bizde toz toprak

İzmir Megakent Belediyesi 30 kazadaki 257 kabirliği ele alacağını, 500 gündelik bir iş ile mezarlıkların bakım ve onarımlarını yapacağını duyurdu.
Duyuruya sevindim.Çünkü, mezarlıklarımızın vaziyetleri hakikaten de utanç veren, iç karartıcı..
Yalnızca İzmir’de, Ege’de değil, Türkiye’nin çapında bu şekilde bir problem var.
Her ziyarette, gördüğümüz görüntü karşısında hepimizin ruhu daralıyor.
Ne gerçek düzgün bakım var, ne rejim, ne sokak, ne de orada yatanlara saygı..
Belki birileri bir nebze olsun harekete geçer diye, 2013 senesinde Habertürk Egeli’de tabloyu meydana koyan bir denetim yayınladık.
Mezarlıklardaki tüm sorunları, çirkinlikleri ve ayıpları sayfalarımıza yansıttık.
Avrupa ve Amerika’daki mezarlıklardan örnekler verdik.Gidenler görmüştür.
Avrupa’da ve Amerika’da mezarlıklar birer bahçe ve park gibidir.
Mimari tarzları, estetikleri ve güzellikleri vardır. Okumaya devam et “Elalemde bahçe bizde toz toprak”

İki taraflı eziyet

İki taraflı eziyet

Hastane bahçesinde sürüyle yol köpeği olabilir mu?
Bırakın bahçeyi, sağlık kurumu koridorlarında olabilir mu?
Olmaz, olmaması lazım.
Orası öyle, ama gelin görün ki bir takım hastanelerde bu kurallar sağlanamıyor.
Örneğin Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi bahçesi köpek barınağına dönmüş durumda.
Bahçede 50 civarı başıboş köpek yaşıyor ve sürü şeklinde dolaşıyorlar.
Hem agresif davranış sergiliyorlar, aynı zamanda sıhhatsiz bir ortam yaratıyorlar.
Yok mudur bunun tedbirini alacak kimse?
Hem hastaneyi, hem insanları, aynı zamanda o garibim köpekleri kurtarsın..
Yok mudur?.. Okumaya devam et “İki taraflı eziyet”

Rozbif şifreleri

Rozbif şifreleri

Olay, Çankaya sofralarından ardından çıkan hır güre benziyor. Fakat mevki çeşitli. Sembolik değil, icra makamı.
ABD Başkanı Obama geçtiğimiz 27 Nisan’da, Nobel ödüllü iki ekonomistle Beyaz Saray’da akşam yemeği yiyor. Paul Krugman ve Joseph Stiglitz ile. Başka Bir Deyişle 19 kocaman bankaya tatbik edilen baskı testinin sonuçlanmasına birden çok zaman kala. Gerçi test neticeleri medyaya sızıyor, ardından da 75 milyar dolar değerinde anapara artırımı gereksinimi meydana geldiği açıklanıyor ama, o yemekten zerrece sızma olmuyor. O zaman bugündür, Amerikan blog alemi, yemeği eşeliyor. Basılı medya topa doğruca girmiyor, bloglar üzerinden sorguluyor sofrada konuşulanları.
Ancak davetten sızan bir haber, mönüdeki rozbif. Böylelikle “rozbif” bir tür parola haline geliyor. Konuşulanlar dışarı sızmadığı amaçlı şu tür hasbihal senaryoları yazılıyor:
Krugman: “Eğer Citibank’e el koymazsanız, Amerikan halkı Beyaz Saray’ın asal sahibinin Wall Street meydana geldiğini anlayacak.” Okumaya devam et “Rozbif şifreleri”