TARİH LİDERLER ELİNDE DEĞİL HALKLAR ELİNDE BİÇİMLENİYOR

TARİH LİDERLER ELİNDE DEĞİL HALKLAR ELİNDE BİÇİMLENİYOR

“Soma” deyince birey, “Daha öncesinde neler olup bitmişti”diye geriye dönüyor. İşte Zonguldak’ın, “kara elmas”ın efsanevi milletvekili Ecevit, o an hatıralar sahnesine çıkıveriyor. Eminim “Karaoğlan”, Soma’dan gidenlerimizi karşılamış onlara sokak gösteriyordur. Bülent Beyefendi neler yazdı, ne civarı yazdı bilemiyoruz. Şayet bir varsayımda var olmayı talep ediyorum. Akdeniz tarihinin bir şeyhülmuharririni var. Fernand Braudel. Bir ekolün kurucusu. Tarihin, önder ve liderler elinde değil halklar elinde biçimlendiğini anlatıyor. Bizim bildiğimiz Ecevit uzağa gitmiş olabilmektedir mi? Bir kere eminiz Bülent Beyefendi’in bakış açısını bir sürü birey okumak

isteyecektir. Tabiki ne türlü bir “dili” meydana geldiği da bir sürü mühim. Fenomen bir üslupla mı kaleme alındı? Yoksa akademik bir edası mı var? Ek Olarak Sonra milletin tarihi denildiğinde çok kapsamlı bir alana dalmış oluyoruz. Öyle ya. İşin “sanat yönü” var. Öncesinde “mimari” var. Ek Olarak Sonra “kaligrafi” var. Tamamlandı mi? Hele durun, “halı”var. “Kumaş”var. Ek Olarak Sonra “seramik” var. Daha? Olmaz mı, “tombak” var. Var erkek çocuğu var… Sakın ha, hiç kimse “Efendim, tüm şunlar ‘saray amaçlı yapılmıştı’. Dolayısıyla onların beğenisine yönelik personel zenaatkârlardan laf ediyorsun”demeye… Bu sözünü ettiğimiz kulvarların çoğunda verilen sipariş “tarifinden” ziyade, sözlü olmayan olmayan kültürel çerçevelerin belirleyici meydana geldiğini bilmekteyiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir