Sütten kesilen çocuğa aylık bağlandı

Sütten kesilen çocuğa aylık bağlandı

İşsizlik parası ya da doğum yapan kadına aylık bağlanması çağımızda toplumsal hükümet olmanın bir icabı. Bu çeşit uygulamalar hem bir kamu vicdanını rahatlatır, hem bir de devletin bütçesine halkı partner konumuna getirir. Hz. Peygamber’in yetiştirdiği önce kadro bu çeşit disiplinleri, dönemin tüm olumsuzluğuna nazaran yaşama geçirirler. Hz. Ömer’in yardımcısı, yol dostu ve eskiyen bir köle meydana gelen Eslem anlatır: Gece Hz. Ömer’le birlikte Medine sokaklarında dolaşıyorduk. Bir ara bir haneden genç ağlaması duyduk. Yürüdük. Oradan döndüğümüzde, benzer ağlama sesi aynı ritimde devam ediyordu. Hz. Ömer kapıya yanaştı ve elindeki bastonla kapıyı çalıp dışardan seslendi: Okumaya devam et “Sütten kesilen çocuğa aylık bağlandı”

Padişah ve genç genç örneği

Padişah ve genç genç örneği

Tasavvufun büyüklerinden Abdullah Dehlevi hazretleri tuhaf ve manidar bir hikaye anlatır;
Padişahın biri hastalanır. Hekimler çare bulamazlar. Derler ki, şu özellikte bir genç genç bulunup katledilecek. Onun kanıyla iyileştirme olacaksınız. Sultan şeyhülislamdan fetva arzu eder. O da umumun-genelin-menfaati amaçlı çocuğun katline fetva verir. Nihayetinde bu özellikte bir genç bulurlar. Baba ve annesini de kocaman paralarla razı ederler. Genç getirilir. Öldürülecek. Divana iştirak eden genç gülmeye başlar.Padişah garipser. Der ki çocuğa; birazdan öleceksin. Ne Sebeple gülüyorsun? Genç kendisinden beklenmeyecek olgunlukta şu şekilde yanıt verir; ben ne sebeple gülmeyeyim ki? Halimi görüyorsun. Bir genç bir tecavüze uğrarsa anne ve babasına kaçar. Görüyorum ki benim annem ve babam beni satmışlar. Okumaya devam et “Padişah ve genç genç örneği”

Mevlana’nın namazı ve Fudayl bin İyaz’ın namazı

Mevlana’nın namazı ve Fudayl bin İyaz’ın namazı

Bazen tüm bir gece kıyam ederdi. Ayakta dururdu. Bazen tüm bir gece secde ederdi. Bazen de tüm bir gece rükûda bulunurdu. Secdedeyken huzurda bulunmanın endişesinden titrerdi.Konya’nın ilgisiz gecelerinde sabaha civarı namaz kılardı. Odası bazen soğurdu. Gözyaşları sakallarının üst kısmına damlardı. Gecenin ayazında gözyaşları sakalında donardı. Sabahleyin sakalı bir tutam buz haline gelirdi şayet o bunun farkında dahi olmazdı zira namazda kendinde değildi.
Mekke’de mualla kabirliğinde gömülü Allah arkadaşı. Abdest alır, sabaha civarı beyhude namaz kılardı. Mahşer âlemini ifade Okumaya devam et “Mevlana’nın namazı ve Fudayl bin İyaz’ın namazı”

Çanakkale şehitleri bin ümmet olarak haşredilir

Çanakkale şehitleri bin ümmet olarak haşredilir

Merhum Mehmet Akif; Çanakkale şehitlerini fakat Bedrin aslanlarının -sahabeningeçtiğini söyler. ‘Bedrin aslanları fakat bu civarı şanlı idi’ der.Bedir’i aşılmaz doruk onay eder. Ardından tüm savaşları, Bedir savaşının terazisine oturtur.Bu, bir sürü açıdan doğruydu. Bedir, İslam’ın önce varlık savaşıydı. Kendini kanıt edişiydi. Çanakkale bir halkın son savaşıydı. Varlığını kanıt savaşıydı.Bedir’de 14 şehit vardı şayet içlerinde genç yaşta sahabeler vardı. Çanakkale’de 100’e yakın genç yaşta ortaokul- lise öğrencisi şehit olmuştu.
Hz. Cebrail bir zaman Efendimize şu şekilde diyecektir: “Muhammed (s.a.v.)! Siz dünyada Bedir savaşına katılanları ne türlü özel bir yere koyuyor ve özel olarak anıyorsanız; biz göktekiler de Bedir savaşına dahil olan melekleri Okumaya devam et “Çanakkale şehitleri bin ümmet olarak haşredilir”

Yeni gençlik mi geliyor

Yeni gençlik mi geliyor

Çünkü gençlik tazeliktir, ümit ve umuttur. Çünkü yarınımız onlardır. Doğrusu biz evreni onlara bırakıp gideceğiz. Şayet gençliğin de yükümlülükleri var. Gençler büyüklerden fazladan sorumluluk taşıyorlar.Son olaylar amacıyla gençlerimize, en azından Seyahat Parkı olayında sokağa çıkmış meydana gelen gençlerimize bakıyorum. Onları anlamaya çalışarak onların mahaline kendimi koyarak. Elbette onlar gençlerin yalnızca bir bölümünü temsil ediyorlar. Ülkenin evrensel profilini vermekten uzaklar. Bununla birlikte bizim amaçlı önemliler. Bir birey dahi olsa.Bu gençlerin Türkiye’nin bir kesimini temsil ettiğinden kuşkum yok. Vakaları gözlemlediğimde edindiğin bir takım tespitleri paylaşmak istedim.
Bir kısmı hakikaten iyi niyetli duyarlı. Etraf kayıp görmesin diyor. Kuşa, ağaca, insana, kediye, köpeğe duyarlı. Bunların Okumaya devam et “Yeni gençlik mi geliyor”

Duanın mucizesi

Duanın mucizesi

Hz. Peygamber anlatıyor: Üç birey yöntemde giderken yağmura yakalanıp, bir dağın mağarasına sığındılar. Sığındıkları mağaranın önüne bir taş düşüverdi ve mağaranın ağzını kapattı. Bunun üst kısmına içlerinden biri şu şekilde dedi: “Allah amaçlı işlediğimiz bir iş varsa, hatırlayalım ve onu fırsat ederek Allah’a dua edelim, belki bizi bu beladan kurtarır.” Bundan ardından içlerinden biri: “Ey Rabbim! Benim ihtiyar anam babam vardı ve bir de küçücük çocuklarım. Otlaktan döndüğümde, koyunları sağar ve yavrularımdan öncesinde ana babamı beslerdim. Bir zaman geç kaldım ve ana babamı uyumuş olarak buldum. Çocuklarım açlıktan ağladıkları takdirde, ana babamdan öncesinde onları beslemeyi uyumlu bulmadım. Sabaha civarı başı uçlarında bekledim. Yarabbi şayet bu amelim rızanı kazanmışsa, göğü görecek civarı olsun, önümüzü açıver” diye konuştu. Allahü Teâlâ da, kayayı belli bir süre kaldırıp bir miktar açtı ve gökyüzünü gördüler. İkinci kişi: “Ey Allah’ım! Bir akrabamın kızı vardı. Onu fazla bir sevgi ile Okumaya devam et “Duanın mucizesi”

Namaz kılana kim ateş eder

Namaz kılana kim ateş eder

Mısır şehitlerini rahmetle anıyoruz. Bir idare düşünün ki Allah’a eğilene, secde edene keskin nişancılarla ateş açıyor. Çocuklar katlediliyor. Genç kızlar keskin nişancılarla vuruluyor. Siz o idareye buyruk verici iradenin dinini sorgulamaz mısınız? Vicdanını, insanlığını sorgulamaz mısınız? Tetik çeken eli sorgulamaz mısınız? Artık yaşamının baharında meydana gelen Esma’yı ve benzerlerini kalleşçe vuran nişancının dilinde Kelime-i Şehadet olsa ne yazar? Siz onun dininin olduğuna inanıyor musunuz? Mısır’a yazık oluyor. Mısır halkı bunu doğruluk etmiyor. Ben o halkı bir sürü sıkı biliyorum. İki sene Okumaya devam et “Namaz kılana kim ateş eder”

Ebeveynin evlatları üzerindeki hakları

Ebeveynin evlatları üzerindeki hakları

Baba ya da anne yemeğe muhtaç olursa evlatları onları yedirip içirecek.Baba ya da annenin giyinme gereksinimi varsa evlat onları giydirecek.Baba ya da anneden birisinin faaliyete gereksinimi varsa evlat o ihtiyaçlarını karşılar.Baba ya da anne evlatlarını bir iş amaçlı çağırınca evlat onlara yanıt verecek koşturacak.Baba ya da anne bir iş istediğinde evlat o işi inşa etmeye çaba edecek. Buradaki tek kural dişi baba ya da annenin İslam’a ters bir işi istemeleridir. Baba ya da anne İslam’a ters bir şey isterlerse evlat bunu yapamayacak.Mesela evlatlarından günah işlemelerini alkol içmelerini, namazı terk etlerini, gıybet yapmalarını isteseler evlatlar bunu yapmamalı. Okumaya devam et “Ebeveynin evlatları üzerindeki hakları”

Düşmanı yüzüne tükürünce ve Üç altının hesabını veremedi

Düşmanı yüzüne tükürünce ve Üç altının hesabını veremedi

Bir pehlivan bir -iki Müslüman’ı şehit eder. Haddi aşar. Ağzını bozar. “Nerede Ali b. Ebi Talip” der. Hz. Ali ayağa kalkar. Efendimiz ona zırhını giydirir ve dua eder. Hz. Ali, düşmanıyla karşılaşınca öncesinde onu İslam’a çağrı eder. Erkek ise ağzını bozmaya sürdürür. Hz. Ali adamı bir devirir. Kılıcı kaldırınca da erkek Hz. Ali’ye gerçek tükürmeye çabalar. Hz. Ali kılıcı kınına koyar ve döner. Adamı öldürmekten vazgeçer. Erkek kocaman imama arkadan bağırır. “Ey Ali! Beni niçin öldürmedin.” Hz. Ali şu şekilde der: Daha öncesinde Allah amaçlı seninle savaştım. Zira sen dinime savaş açtın. Ben de seninle savaştım. Şayet demin bana tükürbir gün önce. Belki nefsim kabarmıştır Okumaya devam et “Düşmanı yüzüne tükürünce ve Üç altının hesabını veremedi”

HER GÜN ORUÇ TUTULUR MU

HER GÜN ORUÇ TUTULUR MU

Hz. Abdullah bin Amr ibadeti seven bir gençti. Bir gün Peygamberimiz’e gelerek şu şekilde der:”Ey Allah’ın Peygamber’i! Hayatım süresince altını çizen oruç tutmak, her geceyi de uyumaksızın namaz kılarak geçirmek talep ediyorum.” Peygamberimiz bunu duyunca şu şekilde buyurur:”Buna gücün yetmez. Tüm hayatın süresince bunu yapamazsın. Bazen oruç tut, bazen ye. Bazen (beyhude) namaz kıl, bazen uyu.”Abdullah der ki:”Ben daha fazlasını yapabilirim.”Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bunun üst kısmına şu şekilde buyurur: “Ayda 3 gün oruç tut. Hayırlar 1’e 10 hesaplanır. Böylelikle ayda 3 gün, adeta bir sene benzeri olabilir. Sevap itibarıyla öyle onay edilir.” Okumaya devam et “HER GÜN ORUÇ TUTULUR MU”