Cömert vatandaşlar cennete yakın olur

Cömert vatandaşlar cennete yakın olur

Güzel ahlâkın en harika biçimde izhar ettiği özelliklerden biri de kesinlikle cömertlik duygusudur. Rabbimiz’in Kur’an’da övdüğü ve emrettiği cömertlik, bireyin kalp âlemine pekçok harika haslet kazandırır. Öncelikle eli açık kimseyi Allah sever ve kullarına sevdirir. Nihayetinde eli açık kimse cennete yakın, cehennemden uzak olur:
“Mallarını gece ve gündüz, saklı ve âşikar olarak infâk edenlere Rableri katında kocaman bir mükâfat vardır. Onlara hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.”Cömertliğin asıl sahibi ve Kerim (ihsanı bol, sonsuz eli açık) meydana gelen Allah-u Okumaya devam et “Cömert vatandaşlar cennete yakın olur”

İşte Kuran ve işte sen

İşte Kuran ve işte sen

Kuran-ı Kerim en iyi hakemdir. Tüm hayatınızı ve hareketlerinizi Kuran terazisine koyun. Ve ne türlü bir Müslüman olduğunuza hüküm verin. İşte sizlere ayetler:
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz can vermiş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Tabiki bundan tiksiniriz. O takdirde Allah’tan korkun. Kesinlikle Allah tövbeyi bir sürü onay edendir. Bir Sürü esirgeyicidir. “Hakkında bilgin mevcut olmayan şeyin ardına düşme. Zira kulak, göz, gönül bunların tümü yaptıklarından sorumludur.” “İnsan hiçbir laf söylemez ki, yakınında onu gözetleyen yazmaya hazırlıklı bir melek Okumaya devam et “İşte Kuran ve işte sen”

HİDAYETTEN ARDıNDAN SAPTIRANLAR

HİDAYETTEN ARDıNDAN SAPTIRANLAR

Böyle diyor ayet: “Rabbimiz bizi gerçek yola ilettikten ardından kalplerimizi kaydırma” (Ali İmran, 8). Demek ki ibadet ve İslam hidayetlerden ardından kalpleri İslam’dan ve imandan kayanlar var. İmansız ölenler var. Belki kendini tam bir mümin benzeri görüyordur. Etrafına de ehl-i ibadet geçinir, görünür. Şayet Allah (c.c.) onu çoktan imansızlar safına kovalamıştır. Ruhu duymaz. Farklılık etmez. Sicili çoktan bozulmuştur.
Bir insanın; lüzumsuz işlerle uğraştığını, fesatlık yaptığını, hınç ve husumet oluşturduğunu, gıybet ve suizanda yer aldığını, bir başkasının aleyhine konuştuğunu, bizzat günahını görmeyip bir başkasının günahını göstermeye çalıştığını, Okumaya devam et “HİDAYETTEN ARDıNDAN SAPTIRANLAR”

Ben oruçluyum deyin

Ben oruçluyum deyin

Oruç, yalnızca yiyecek yememek, su içmemek değildir. Tüm varlığıyla, organlarıyla, iç alemiyle Allah’a teslim olmaktır. Yalnızca yiyecek yememek, su içmemek İmam Gazali’nin deyimiyle milletin orucudur. Kalbiyle, organlarıyla oruç tutmak ise özel kişilerin orucudur. Kendini Rabbe teslim etmiş kullukta uzaklık almış kişilerin orucu kalp orucudur. Hz. Peygamber (tez) “Siz oruçluyken biri sizlere sataşırsa ‘ben oruçluyum’ desin” buyuruyor. Sataşana, kötü söz edene onun üslubuyla yanıt vermeyin buyuruyor. Ne civarı zor değil mi? Egoyu, nefsani hissiyatları bastırmak gerçekten kolay değildir. İşte biz bu aralar bu zor olanı inşa etmeye çaba edeceğiz. Sövene dilsiz, Okumaya devam et “Ben oruçluyum deyin”

Hased, iyilikleri koltuk bitirir

Hased, iyilikleri koltuk bitirir

Kalbin hastalıklarından biri meydana gelen hased, bir kimsenin elindeki nimetin yok olmasını istemektir.İbadetleri ifsad eden, insanı günaha iten hased, İslam’ın şiddetle yasakladığı, bireyin hem bir yeryüzünde hem bir de ahirette yıkıma uğramasına neden meydana gelen bir duygudur.Allah Resûlü (tez) “İman ile hased bir kulun içerisinde yerleşmez” (İbn-i Hibban, Beyhaki) buyurarak hasedin mümine yakışmadığını anlam etmiştir.Hased sadece günaha neden verici bir kalbi rahatsızlık olmayıp, bununla birlikte sahibinin sıkı amellerini de ortadan kaldırır. Okumaya devam et “Hased, iyilikleri koltuk bitirir”

İman konularında bir takım meseleler

İman konularında bir takım meseleler

İslam kocaman günah işleyenleri günahkâr sayar. Onlar tövbe etmekle yükümlüdürler. Yüce Allah dilerse onları bağışlar. Dilerse de onlara günahları civarı azap eder.Büyük günah işleyen dinden çıkmaz. Fakat işlediği günahı yasal sayarsa o süre İslam’dan çıkar. Bir birey sık sık kocaman günah işleyip ardından tövbe etse ve sonradan da tövbesini bozsa yeniden tövbe etmekle yükümlüdür. İman edilecek konularda tereddüt eden -tam teslim olmayan- birey dinden çıkar. İman edilecek hususlar yalnızca 6 şartla hudutlu değildir. İslam’ın 5 koşulu, ibadetin 6 koşulu bir hadisin getirdiği kısa açıklama bilgidir. Esasında Kuran-ı Kerim’in tüm ayetlerinin Yüce Allah’tan geldiğine inanmak, Kuran-ı Kerim’in tüm bildirdiklerinin hakikat olduğuna ibadet etmek ibadetin şartlarıdır. İmanın 6 koşulu, Okumaya devam et “İman konularında bir takım meseleler”

Hz. Halid (r.a.) olayının meçhul yönleri

Hz. Halid (r.a.) olayının meçhul yönleri

Değişik vesilelerle medyada Hz. Halid’in (r.a.) azli konusu konuşuldu. Son Zamanlarda olayların ayrıntıyı bilinmeden sahabe çağının bir takım güncel olaylara konu edildiğini görüyoruz. Bilindiği benzeri Hz. Halid’in fazileti Hz. Peygamber (s.a.v.) aracılığıyla tescil edilmiştir. “Allah’ın sıyırdığı kılıç diyerek” Allah yolundaki duruşunu tescil etmiş ve ‘Halid’i üzmeyin’ buyurarak özel nebevi savunmaya alındığını duyuru etmiştir. Bu zatlar özel insanlardı. Efendimizin mehdine mazhar olmuşlardı. Öncesinde şunu belirleyelim: Dünyanın tüm müminleri bir araya gelse Hz. Halid’in (ra) yaptıklarının milyonda bir tanesini Okumaya devam et “Hz. Halid (r.a.) olayının meçhul yönleri”

BEDDUAYI DOĞRULUK ETMEYİN

BEDDUAYI DOĞRULUK ETMEYİN

Duası onay edilenler civarı bedduası onay edilenlere de dikkat etmemiz gerekir.Daha doğrusu bedduayı doğruluk etmemek gerekli. Bedduanın muhatabı olmamak gerekir.İslam tarihinde mühim bir yeri meydana gelen ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.) ebeveyn aracılığıyla akrabası meydana gelen hem bir de cennetle müjdelenmiş on kişiden biri sayılan Hz. Sad bin Ebu Vakkas’ın hadisesi bu konuyla alakalı bizim amaçlı değinen bir örnektir.Hz. Sad, Kufe valisidir. Dönem Hz. Ömer’in halifelik dönemidir. Bir ara Kufe halkından bir grup halifeye, valileri meydana gelen Hz. Sad’ı yakıntı ederler. Yakıntı konuları;
Hz. Sad’ın namaz kılmayı bilmediği, askerin en başında harekâta katılım göstermediği ve adaletli davranış etmediği Okumaya devam et “BEDDUAYI DOĞRULUK ETMEYİN”

LEYYİN ÜSLUB

LEYYİN ÜSLUB

Kuran-ı Kerim’in emridir. Hz. Musa ve Hz. Harun’a verdiği buyruktur Yüce Kitab’ın: Firavun’a gittiğinizde narin laf söyleyin. Türkiye Kavli Leyyin’e, başka bir deyişle narin söyleme teslim olmuş vaziyette. Bu ne civarı da harika. Meydanlarda vatandaşlar kucaklaşıyor, her biri birbirine ek olarak anlayışla davranıyor. Zira ümmetin tüm güzel niyetini, kişisel amaçları amaçlı istismar eden paralel yapıdan vaktiyle her biri bir sürü çekti. Herkesi lekeleyecek tüm idrak operasyonlarında onların eli vardı, parmağı vardı. Çoğalış bu kanlı yapıyla milletin arasına Okumaya devam et “LEYYİN ÜSLUB”

Ülkemiz ne sebeple fitneye geçit vermiyor

Ülkemiz ne sebeple fitneye geçit vermiyor

15 Temmuz’da yaşadığımız örgütlü ihaneti, doğudaki pkk örgütünü ve genele şümul olmayacak bir takım vakaları bir kenara koyarsanız, bugüne civarı ülkemizde insanımızdan kaynaklı örgütlü bir radikalizmin yaygınlaştığını ifade etmek olası değildir.Son pkk olayında da vatandaşları öldüren bireyin başka tebaalı meydana geldiğini biliyoruz. Bunun dışarısında, ülkemizi yaralayan pekçok hadisenin faili de dışarıdan ithal edilmiş.Bu ülke insanı, tüm kaşımalara nazaran etnik ve mezhepsel çatışmaya iltifat etmediğine, bilakis mümkün olduğunca yetişkin davrandığına yönelik bunun sebebine bakmak lazım. Okumaya devam et “Ülkemiz ne sebeple fitneye geçit vermiyor”